Daha doğmadan sizin hakkınızda bir şeylere karar verilmeye başlanır. En başta adınız, ne giyeceğiniz, yiyeceğiniz…
Zaman geçip karar verecek yaşa geldiğimizde ve bir birey olduğumuzda bile çoğu kez ailemiz bizim hakkımızda kararlar vermeye ve çevremiz her şeyi yargılamaya devam eder. Mesela mesleğimiz… Bu bitmeyen bir döngüdür, siz kendinizi düşünüp attığınız her adımda yargılanmak kaçınılmaz hâle gelir.
Ben kendimi bildim bileli oyuncu olmak isteyen, gözlerini kapatıp sahnede olduğunu hayal eden birisiydim. Ta ki kendi hayallerime kendim balta vurana dek.
Hayat o kadar garip bir serüven ki, sen planlar yaparsın o çoktan senin için bir çizgi çizmiş ve seni de oraya sürüklüyor olabilir. Buna karşılık olarak çoğu zaman isyan ederiz çünkü yürüdüğümüz yol hayal ettiğimizle çok farklı bir noktadadır. Böyle zamanlarda hep gökyüzüne baktım ben. İçime bir ferahlık gelir ve sanki bir çözüm bulabilecekmişim gibi hissettirirdi. Ağaçlara takılan uçurtmamı oradan kurtarabilecektim sanki.
Sizin de bir yerlerde uçurtmanız ağaca takıldıysa ve onu kurtaramadıysanız başka bir tanesini almaya cesaretiniz olmalı. ‘’Yine aynısını yaşar mıyım?’’ korkusu tabii ki içimizde olacaktır. İnsan bu, doğası gereği korku duygusunu her zaman içinde bulundurur ve ‘’Ben mantıklı düşünerek yaptım bunu.’’ diyen herkes çoğunlukla arka planda bir duyguyla hareket eder. Asla bunları gizlemekten çekinmeyin çünkü bir çekinge içerisinde yaşayan insan o çok sevdiği uçurtmayı kurtarmak uğruna çabalamaktan da korkabilir. Maalesef ki bu durumda yıllar sonra gökyüzüne tekrar baktığınızda kalbinizin bir köşesinde yara olarak kalmaya devam eder.
Eğer bir yola çıktıysanız çabalamaktan asla vazgeçmeyin, sonucu sizi memnun etmese bile ‘’En azından denedim.’’ demek ‘’Acaba nasıl olurdu?’’ demekten her zaman daha iyidir, sizi umut etmeye ve belki başka hayaller kurup onlar için çabalamaya iter. Çaba ve irade sizi her zaman ileriye götürür. Oldu ki başaramadınız yine de uğruna çabaladığınız her şeyin size bir şey katacağından ve karşınıza başka bir güzellikle çıkacağından emin olmalısınız.
Her insan hayatın belli zorluklarından, bazı düşürücü engellerinden geçer fakat ne olmuş olursa olsun hayal kurmayı asla bırakmamalıyız. Hayal kurmak bir nevi psikolojinin ilacıdır aslında, yaşamak için bir sebep verir insana ve ne uğruna yaşadığımızı hatırlatır.
Sevgili okurum, eğer bunu buraya kadar okuduysan bil ki seni ve içinde verdiğin savaşları, hayal kırıklıklarını çok iyi anlıyorum çünkü ben hâlâ gökyüzüne baktığımda uçurtmamı düşünüyorum, onun uğruna çabalamadığımı… ‘’Ya olsaydı…’’ ile cümlelerime başlayıp ‘’Belki ileride.’’ diye umut ederek veda ediyorum.
Önce kendimize güvenmeyi öğrenmeli ve ‘’Ben ne istiyorum?’’ cümlesini hayatımızın baş köşesine sabitlemeliyiz. Böylece gökyüzüne dalıp gitmektense uçup gideriz belki de.
Uçurtması ağaçlara takılmış ve kalbinde küçük kendini yaşatan değerli insan, yıldızların hepsi bir hikâye ve sen de kendi hikayesini yazıp onu sonsuzluğa ulaştıracak o kişisin.
